12 Şubat 2014 Çarşamba

Yine bir kötü haber ile karşınızdayız

Borga artık o kadar hareketli bir çocuk oldu ki hiç beklemediğiniz zamanlarda beklemediğiniz yerlerde bir anda ortaya çıkar oldu.

Yine böyle günlerden birinde babaanne ve dedesine giden Borga dedesi ile balkondan oyuncak almaya çıktığında anlık bir hareket ile kapanan balkon kapısının arasına sol el baş parmağını sıkıştırır. 

Kapının alüminyum malzemeden yapılmasından dolayı biraz kesik, biraz morluk ve bir miktar çatlak oluştu. 

Parmağı alçıya alınmasına gerek yoktu ama çok fazla oynatmaması için birkaç gün bandaj yapılması iyi olacaktı.




Ağrısı ve ödemin inmesi için 1/2 ölçek İbufen şurup ile ilk günü atlattık. 

Bandajımızı iki günün sonunda açtık, parmağın durumu fena değil, kesikler kabuk bağlamış ve parmak hareket ettirilebilir duruma gelmişti. 

Dün itibari ile ise tırnak altı dokuda iltahaplanma ve hafif ateş başladı. Şimdilik yapılacak tek şey Bactroban krem uygulamak. Doktorumuzun dediğine göre tırnak düşecek ve umarım düzgün olarak çıkar ve bu olay burada kapanmış olur. 

2 Şubat 2014 Pazar

Yaramazlıklar

Bu ara gerçekten yerinde durmaz düz duvara tırmanır cinsten bir çocuk oldum gerçekten.

1-2 haftadır sehpa üstlerinden sandalye - yemek masası aracılığı ile avizeye asılmaya terfi etmiştim. 

Geçen hafta öğlen uykusu için sütümü içtikten sonra uyumak üzere yatağa bırakılan ben kendimi hooop yatağın parmaklıklarını aşarak kalorifer ile yatağın arasında aldım soluğu. Düşmekten değil ama sonrasında düştüğüm yerde sıkıştığımdan bastım yaygarayı. 

Evdeki kapıları açmayı zaten çözdük artık engel tanımıyorum anlayacağınız. 

Tabi bu yaramazlıkları yaparken annemlere yakalandığım olmuyor değil. Mesela burada dolabın en üst noktasına erişmek üzere hazırladığım düzeneği test ederken beni görebilirsiniz.




Bir sonraki ise bu hafta yaptığım yaramazlıklardan tarihe geçecek olan bir tanesi. Annem odamda oyun oynarken annemin içeri kadar gidip gelmesi ile beni yatağın parmaklıklarında bu şekilde bulması oldu. 





Fotoğrafa bakınca sanki yataktan kaçmaya çalışıyor gibi duruyor olabilirim ama esasında durum tam tersi yatağın içine geri girmeye çalışıyorum. (Sol ayak ile kendimi emniyete aldığıma dikkatinizi çekerim!)

Tabiki her zaman yaramazlık yapmıyorum son derece tatlı, uslu ve yardımsever bir çocuğum aynı zamanda. 

Bakın nasıl uslu uslu oturuyorum





Aynı zamanda son derece şeker bir çocuğum





Ve tabiki en yakın arkadaşım yani anneme her zaman yardım ederim. 





Pazara giderken annem yorulmasın diye arabayı ben taşırım. 


Hadi ben yaramazlığa devam ediyorum. Kendinize iyi bakın, beni bir sonraki yazıya kadar bol bol özleyin. 

20 Ocak 2014 Pazartesi

Bol doğumgünlü haftasonu

Ocak-Şubat ve Mart ayları babam ve arkadaşları arasında kutlu doğum haftaları olarak geçiyor.
Seneye ilk olarak Bengi Teyzem, Babam ve arkadaşım Bade kız’ın doğumgünü ile başladık. Evimize yakın olan Et-Inn’de buluştuk ve keyifli bir kahvaltı ile midelerimizi doldurduktan sonra güzel havayı fırsat bilip bahçede oynadık, havuzun etrafında koşturduk durduk.







 
Ve sırada en sevdiğimiz kısım olan mum üfleme ve pasta zamanı vardı.






 
Evet ben burada biraz şaşkınım. Annem benimle çok dalga geçti. Hayatında ilk kez mum gören masum köylü diye. 

19 Ocak 2014 Pazar

2014'e hoşgeldik (Bol fotoğraflı)

Yılbaşının üzerinden neredeyse 1 ay geçti annem bir türlü fırsat bulup bloğa yazısını yazamadı.
Artık biraz anlayış gösterirsiniz. Araya benim hastalığım, babamın hastalığı (bu arada kendisi şuanda da hasta ve annem bana geçmemesi için dua ediyor) sonrasında inanılmaz bir hareketlilik ile başlayan iş hayatı derken resmen dağıldı.
Yılbaşına dönersek, ben halen tam olarak bu günün anlamını kavrayabilmiş değilim ama ailedeki herkes bir araya geliyor, ben hediye paketlerinin kağıtlarını yırtıyorum filan, bir sürü yemek var etrafta ve geç yatıyorum. Demek ki buradan çıkan sonuç neymiş? Bu yılbaşı denilen şey güzel bir şeymiş.
Yılbaşında Oya Teyzelere gittik, bütün aile oradaydı, bir karmaşa, hareketlilik, kahkahalar, oradan oraya koşturma derken önce birazcık çekindim ama sonra hemen ortama ayak uydurdum. Can ile kendi çapımızda oyun oynayabildiğimiz kadar oynadık (halen aramızdaki krizleri atlatamasakta artık elimdeki her şeyi Can’a kaptırmıyorum, sanırım biraz akıllandım)













 
Gelsin hediyeler dedik paketleri açtık açtık durduk.






Bir ara Arı Maya Borga olarak dolaştım ortalıkta kafamdakinin her ne olduğunu anlamasam da. Sanırım Zuzaylı filan oldum. Zaten beni kıskanan babam ve amcam kaptı sonra kafamdaki şeyi başladılar gülüşmeye.



 
Akşamın sonuna doğru artık ben yorulmuş ve uykum gelmiş olduğundan, annemlerin de başka arkadaşları ile sözleri olduğundan saat 12 olmadan evimize gittik ve benim için yılbaşı kutlaması sona erdi.




 
Hepinize güzel, mutlu, sağlıklı, şanslı, kahkahalı ve bir arada olacağımız bir yıl dilerim.
EK: Yılbaşı öncesinde evimizde de çam ağacımızı kurmuştuk annemle beraber. Hatta ertesi gün yine ağacı gördüğümde çok şaşırmıştım annemde o anı bu şekilde yakalamış. İşte şaşkın bir ben !


















5 Ocak 2014 Pazar

Hasta olsamda Sevgi Kelebeğiyim


 
Bu aralar hasta bile olsam neşemden pek bir şey kaybetmedim.